Sektörel
İLAÇ PAZARI 600 MİLYARA KOŞUYOR, GÖZLER YIL SONUNDA!
İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın (İEİS) verilerine göre 2025 sonunda 430,8 milyar TL’ye ulaşan ilaç pazarı, 2026’nın Ocak-Haziran döneminde 288,5 milyar TL seviyesine çıktı. Aynı dönemde ilaç satış hacmi ise 1,19 milyar kutu olarak gerçekleşti.
Böylece ilaç pazarı değer bazında geçen yılın aynı dönemine göre %44,9 büyürken, kutu bazında değişim -%0,1 ile sınırlı kaldı.
Bu iki veri, 2026’nın ilk yarısının sektör açısından en önemli mesajını ortaya koyuyor: Pazarın TL bazındaki hızlı büyümesi, kutu satışlarında aynı ölçekte bir artışla gerçekleşmedi.
Dolayısıyla yılın ilk yarısındaki büyümede fiyat değişimleri ve ürünlerin değer kompozisyonundaki değişimlerin etkisi öne çıktı.
2025’TE 430,8 MİLYAR TL’YE ULAŞAN PAZAR, 2026’DA HIZ KESMİYOR
2025 yılı Türkiye ilaç sektörü açısından güçlü bir büyüme dönemi olmuştu. İEİS verilerine göre hastane ve eczane kanallarındaki toplam ilaç pazarı %32,7 büyüyerek 430,8 milyar TL’ye, satış hacmi ise %3,2 artışla 2,65 milyar kutuya ulaşmıştı.
İlaç ve tıbbi sağlık ürünleri birlikte değerlendirildiğinde pazarın toplam büyüklüğü 479,4 milyar TL olmuştu.
2025’teki büyümenin kaynakları incelendiğinde ise fiyat etkisinin belirgin olduğu görülüyordu. 2026’nın ilk yarısındaki gelişmeler, bu dinamiğin devam ettiğini gösteriyor.
Ocak-Haziran döneminde ilaç pazarı 288,5 milyar TL olurken, 2025’in aynı dönemindeki 199,1 milyar TL seviyesine göre yaklaşık 89,4 milyar TL’lik nominal artış gerçekleşti.
Kutu satışları ise 1,192 milyardan 1,190 milyara geriledi.
YERLİ ÜRETİM HÂLÂ PAZARIN OMURGASI
2026’nın ilk altı ayında yerli üretim ile ithal ilaçlar arasındaki değer farkı da dikkat çekici biçimde değişti. Buna karşın kutu bazında yerli üretim açık ara ağırlığını korudu.
Ocak-Haziran döneminde imal ilaçlar 1,281 milyar kutu, ithal ilaçlar ise 91 milyon kutu seviyesinde kaldı.
Bu tablo, Türkiye’de ilaç üretim altyapısının iç pazardaki hacmin büyük bölümünü karşılamaya devam ettiğini; ancak yüksek değerli ürünlerde ithalatın daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Bu ayrım özellikle biyoteknolojik ilaçlar açısından önem taşıyor.
ONKOLOJİ VE DİYABET İLAÇLARI ÖNE ÇIKIYOR
2026’nın ilk yarısında tedavi gruplarına bakıldığında değer bazındaki hareketlilik daha da netleşiyor.
İEİS’in Haziran 2026 verilerine göre Ocak-Haziran döneminde onkoloji ilaçları 53,8 milyar TL ile önemli bir büyüklüğe ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine göre %56 arttı.
Antidiyabetik ilaçlar ise 29,9 milyar TL’ye çıkarak %116 gibi yüksek bir değer artışı kaydetti.
Kardiyovasküler ilaçlar 18,4 milyar TL ile %39, kanla ilgili ilaçlar 17,9 milyar TL ile %40, serum ve aşılar ise 17,5 milyar TL ile %49 büyüdü.
Kutu bazındaki tablo ise yine farklı. İlk altı ayda antiromatizmal ilaçlar 149 milyon kutu ile en yüksek hacimli tedavi gruplarından biri olurken yalnızca %3 büyüdü.
Kardiyovasküler ilaçlarda kutu artışı %4 olarak gerçekleşti. Antibiyotiklerde ise kutu bazında %6 gerileme görüldü.
Bu tablo, Türkiye ilaç pazarındaki büyümenin yalnızca tüketilen kutu sayısıyla açıklanamayacağını bir kez daha ortaya koyuyor.
İLAÇ KURU 2026’DA BİR KEZ DAHA GÜNCELLENDİ
Fiyatlandırma mekanizması da 2026 görünümünün önemli başlıklarından biri oldu.
2025 sonunda 25,3346 TL olarak belirlenen dönemsel Avro değeri, Mart 2026’da 26,8767 TL’ye, ardından 1 Nisan 2026 itibarıyla 29,1164 TL’ye yükseltildi.
Böylece yalnızca 2026’nın ilk aylarında ilaç fiyatlandırmasında kullanılan kurda iki ayrı artış gerçekleşti.
Bu gelişme, 2026’nın ilk yarısında değer bazındaki yüksek pazar büyümesinin arka planındaki temel unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir.
2026 YIL SONUNDA NE BEKLENİYOR?
Yıl sonuna ilişkin kesin bir pazar rakamı henüz bulunmuyor. Ancak yayımlanmış veriler üzerinden iki farklı matematiksel senaryo oluşturulabilir.
İlk senaryoda, 2026’nın ilk altı ayında gerçekleşen 288,5 milyar TL’lik ilaç pazarı yılın ikinci yarısında da aynı büyüklükte tekrarlanırsa, yıl sonunda yaklaşık 577 milyar TL seviyesinde bir pazar oluşur.
Bu, 2025’teki 430,8 milyar TL’ye göre yaklaşık %34 nominal büyümeye karşılık gelir.
İkinci ve daha güncel senaryo ise Temmuz verileri üzerinden kurulabilir.
İEİS’in yayımladığı Temmuz 2026 raporunda Ocak-Temmuz döneminde ilaç pazarı 340,0 milyar TL’ye ulaşmış ve yıllık artış %45,4 olarak gerçekleşmiştir.
Aynı dönemde kutu satışları 1,477 milyardan 1,465 milyara gerileyerek %0,8 düşmüştür.
İthal ilaçların değeri %60,6, imal ilaçların değeri ise %33,7 artmıştır.
Eğer 2026’nın kalan aylarında da Ocak-Temmuz döneminde görülen değer bazındaki büyüme oranına yakın bir seyir devam ederse, 2026 yılı ilaç pazarının 600 milyar TL eşiğini aşması matematiksel olarak mümkün görülebilir.
Ancak bu bir resmi sektör tahmini değil; mevcut verilerin 2025 yılındaki mevsimsel dağılım korunarak ileriye taşınmasına dayanan bir senaryodur.
Kutu tarafında ise farklı bir tablo beklenebilir. İlk yedi ayda kutu hacminin %0,8 gerilemesi, yıl sonunda toplam kutu sayısında yüksek oranlı bir artış yerine yatay veya sınırlı değişim ihtimalini gündeme getiriyor.
Bu nedenle 2026 sonunda sektörün “daha fazla kutu satan” değil, “daha yüksek değer üreten” bir pazar görünümü sergilemesi beklenebilir.
SEKTÖRÜN YENİ GÜNDEMİ: DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER
2025 verileri ve 2026’nın ilk yedi ayındaki gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ilaç sanayisinin önündeki temel başlıklar daha net hale geliyor: yerli üretimin korunması, yüksek teknolojili ve biyoteknolojik ürünlerde kapasitenin artırılması, Ar-Ge yatırımlarının güçlendirilmesi ve ihracatın yüksek katma değerli ürünlerle büyütülmesi.
2025 yılında ilaç ihracatı 2,51 milyar dolar seviyesine yükselmiş, ancak ilaç ithalatı da 7,3 milyar dolar olmuştu.
2026’nın ilk yarısındaki değer artışı ise özellikle yüksek fiyatlı ve ileri teknoloji gerektiren ürünlerin sektörün toplam değerindeki ağırlığının daha da önemli hale geldiğini gösteriyor.
Dolayısıyla 2026 yılı sona yaklaşırken Türkiye ilaç sanayisinin bilançosu yalnızca pazarın kaç milyar TL’ye ulaştığıyla ölçülmeyecek.
2025’in 430,8 milyar TL’lik pazarı ve 2026’nın ilk yedi ayında ulaşılan 340 milyar TL’lik büyüklük, Türkiye ilaç sektörünün hacimden çok değer ve teknoloji ekseninde dönüşen bir yapıya ilerlediğini ortaya koyuyor.









