Sağlık
Elektronik Sigarada Nabız Testi Güvenlik Kanıtı Değil
Araştırmacılar kalbin otonom sinir sistemi tarafından nasıl düzenlendiğine ilişkin bilgi sağlayan kalp hızı değişkenliğini (HRV) hem zaman hem de frekans alanındaki göstergeler üzerinden değerlendirdi. Nikotin maruziyetini incelemek amacıyla serum kotinin düzeyleri de ölçüldü. Araştırmaya 58 kadın ve 32 erkek dahil edildi. Geleneksel sigara kullananların sigara kullanım süresinin elektronik sigara kullanıcılarına kıyasla anlamlı derecede daha uzun olduğu belirlendi.
Sonuçlarda elektronik sigara kullanıcıları, geleneksel sigara içenler ve kullanmayanlar arasında serum kotinin düzeyleri veya incelenen HRV göstergeleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Buna karşılık başlangıç sistolik kan basıncı ve ortalama kan basıncı gruplar arasında anlamlı şekilde farklıydı; sigara kullanmayan grupta bu değerler daha yüksekti. Diyastolik kan basıncındaki farklılık ise istatistiksel anlamlılık sınırına yaklaşmasına rağmen anlamlı kabul edilmedi.
Yaşın ilerlemesiyle bazı kalp hızı değişkenliği ölçümlerinde düşüş görüldü. Her bir yıllık yaş artışında SDNN yaklaşık 0,73 milisaniye, RMSSD 0,86 milisaniye, pNN50 0,60 yüzde puanı ve TINN yaklaşık 4,07 milisaniye azaldı. Araştırmacılar bu değişkenlerin tümünde yaşla ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu bildirdi. Bulgular, HRV değerlendirmelerinde yaş faktörünün dikkate alınmasının önemini gösteriyor.
Araştırmacılar, bu keşif niteliğindeki vaka-kontrol çalışmasında gruplar arasında HRV açısından fark bulunmamasının elektronik sigaranın veya geleneksel sigaranın güvenli olduğu anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor. Çalışmanın küçük örneklem büyüklüğü ve tasarımı uzun dönemli etkiler konusunda kesin sonuçlara izin vermiyor. Yazarlar daha büyük katılımcı gruplarıyla yürütülecek uzunlamasına araştırmalarda endotel fonksiyonu ve inflamatuvar sitokinler gibi ek biyolojik göstergelerin de incelenmesini öneriyor. Çalışma için mali destek alınmadı ve araştırmacılar çıkar çatışması bildirmedi. İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi İnsan Araştırmaları Etik Kurulu çalışmayı 18 Ekim 2024 tarihinde 24-169 protokol numarasıyla onayladı ve tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alındı.







