Hayvanlar Alemi
Kedilerin Mırlamasındaki İyileştirici Sır Çözüldü Bu Frekanslar Tıbbi Tedavilerle Birebir Eşleşiyor
Araştırmalara göre evcil kedilerin mırlarken ürettiği 25 ile 150 Hertz arasındaki ses dalgaları doğrudan insan bedeniyle fiziksel bir etkileşime giriyor. Özellikle 25 ve 50 Hertz aralığındaki frekansların modern tıpta kemik onarımı ve ağrı yönetimi için kullanılan klinik tedavi frekanslarıyla tamamen aynı seviyede olması bilim dünyasında büyük dikkat çekiyor. Bu eşsiz durum tüylü dostlarımızın yaydığı titreşimlerin biyolojik önemini ve iyileştirici potansiyelini net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Tıp dünyası düşük yoğunluklu titreşimlerin fiziksel yenilenme üzerindeki etkilerini uzun süredir detaylı bir şekilde inceliyor. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde özellikle 30 Hertz seviyesindeki titreşimlerin yaşlı deneklerde bile kemik dokusunun iyileşme sürecini hızlandırdığı bilimsel olarak kanıtlandı. Kedilerin doğal mırlama dalgalarının sadece kemik onarımı değil aynı zamanda eklem esnekliğini artıran ve tendonları güçlendiren tıbbi cihazların referans aralıklarıyla birebir örtüşmesi doğa ile bilimin kusursuz bir uyumu olarak değerlendiriliyor. Bu frekanslar dokular üzerinde adeta hücresel düzeyde bir masaj etkisi yaratarak bedenin kendi kendini onarma sürecini hücresel bazda destekliyor.
Elbette yanınızda uyuyan bir kedi kalibre edilmiş ve doğrudan sorunlu bölgeye odaklı tedavi sunan tıbbi bir cihazın yerini tutmuyor. Ancak kedi sahibi olmanın insan sağlığı üzerindeki dolaylı etkileri yadsınamaz bir gerçek olarak tıp literatüründe yer alıyor. Evcil hayvanlarla kurulan bu bağ stres hormonu olan kortizolu ciddi oranda düşürerek kalp krizi riskini azaltıyor ve kardiyovasküler sağlığı doğrudan koruyor. Kedinizin mırlaması kırık bir kemiği mucizevi bir şekilde anında iyileştirmese de bedeninize sağladığı derin hücresel rahatlama hissiyle genel sağlığınıza bilimsel olarak kanıtlanmış büyük bir katkı sunuyor.
Kaynak: Muggenthaler, Amerika Akustik Derneği Dergisi (JASA), 2001 Qin ve arkadaşları, Kemik ve Mineral Araştırmaları Dergisi (Journal of Bone and Mineral Research), 1998







