Araştırma
Sürekli Şikayet Etmek Beyninizin Fiziksel Yapısını Kalıcı Olacak Şekilde Değiştiriyor!
Bilimsel araştırmalar, bu durumun sadece kişilik yapısıyla veya huysuzlukla ilgili olmadığını, aslında beynin fiziksel işleyişiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Yapılan çalışmalar, sürekli şikayet etme alışkanlığının beyninizi tam anlamıyla mutsuzluğa, strese ve negatifliğe programladığını kanıtlıyor.
Araştırmalar, tekrarlanan şikayetlerin ve olumsuz söylemlerin beynin sinirsel yapısını yeniden düzenlediğini göstermektedir. Her şikayet ettiğinizde, beyninizdeki stres ve tehdit algılama devreleri aktif hale gelir. Bu eylem tekrarlandıkça, söz konusu nöral bağlantılar daha da güçlenir ve kalınlaşır. Bilimde "nöroplastisite" olarak adlandırılan bu süreç, beyninizin en çok pratik yaptığınız konuda uzmanlaşmasını sağlar. Eğer sürekli problemlerden, hayal kırıklıklarından ve sıkıntılardan bahsederseniz, beyniniz otomatik olarak çevredeki olumsuzlukları daha hızlı tespit etmek üzere kendini geliştirir.
Bu süreç zamanla kalıcı bir düşünce alışkanlığına dönüşür. Beyin, ortada gerçek bir tehlike veya büyük bir sorun olmasa bile dünyayı tehdit dolu bir yer olarak algılamaya başlar. Kronik olarak şikayet eden kişilerin sürekli gergin, irite veya bunalmış hissetmelerinin temel sebebi, beyinlerinin sürekli "alarm modunda" takılı kalmasıdır. Beyin bu duruma o kadar alışır ki, nötr olayları bile negatif olarak yorumlamaya başlar, çünkü yıllar içinde bu tepkiyi vermeyi öğrenmiştir.
Ancak bilim insanları bu sürecin kalıcı olmadığını ve tersine çevrilebileceğini vurguluyor. Stanford Üniversitesi araştırmacıları, beynin çalışma prensibini anladıktan sonra onu yeniden eğitmenin mümkün olduğunu belirtiyor. Kullanılan dili değiştirerek çözüm odaklı konuşmak, minnettarlık duymak veya olayların öğretici yönüne odaklanmak, beyinde yeni ve sağlıklı nöral yollar inşa ediyor. Tıpkı strese alıştığı gibi, beyin sakinlik, dayanıklılık ve zihinsel berraklık için de eğitilebiliyor. Sonuç olarak, gün içinde tekrarladığınız her kelime zihinsel yapınızı şekillendiriyor; bu nedenle kelimelerinizi seçerken beyninizi de inşa ettiğinizi unutmamak gerekiyor.
Kaynak: Stanford University Research & Neuroscience Studies on Neuroplasticity







