Bilim
Gerçeklik Bir Yanılsama mı? Bilim Dünyası Ortak Algının Sınırlarını Tartışıyor
Frith’e göre insan bilinci, fiziksel dünyayı bir kamera gibi doğrudan kaydetmek yerine, beynin mevcut verilerle inşa ettiği gelişmiş bir simülasyonu deneyimliyor. Bu yaklaşım, "gerçeklik" dediğimiz kavramın dışarıda keşfedilmeyi bekleyen sabit bir nesne olmadığını, aksine belirli koşullar altında esneyebilen ve hatta çökebilen dinamik bir zihinsel yapı olduğunu savunuyor.
Beynin bu karmaşık modeli nasıl ayakta tuttuğu sorusu ise biyolojik bir mühendislik harikasına işaret ediyor. Hareket halindeyken duyusal veriler sürekli değişmesine rağmen dünyayı neden sabit algıladığımız, beynin ürettiği "corollary discharge" adı verilen iç sinyallerle açıklanıyor. Beyin, kendi hareket komutlarıyla eş zamanlı olarak algı haritalarını güncelleyerek sarsıntısız ve kararlı bir görüntü oluşturuyor. Ancak Frith’e göre bu iç haritaların güvenilirliği sadece bireysel nöronların çalışmasına değil, sosyal çevreye de bağlı olarak şekilleniyor. Başkalarının davranışlarını gözlemlemek, kendi zihinsel modelimizin doğruluğunu teyit etmemizi sağlayarak toplumsal bir "paylaşılan gerçeklik" zemini yaratıyor.
Günümüzde fiziksel temasın yerini hızla sanal platformlara bırakması, binlerce yıldır tıkır tıkır işleyen bu sosyal hizalanma mekanizmasını ciddi bir risk altına sokuyor. Stanford Üniversitesi’nden elde edilen güncel veriler, sanal ortamlarda uzun süre vakit geçirmenin bireylerin mesafe ve beden algısında mikroskobik düzeyde kaymalar yarattığını gösteriyor. Chris Frith, ortak gerçeklik haritalarının bozulmaması için sadece uyumun yeterli olmadığını, aksine "aykırı" seslerin varlığının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Asch deneylerinde olduğu gibi, grup içindeki tek bir muhalif ses bile toplu bir gerçeklik kaybına veya manipülasyona karşı en güçlü savunma mekanizması olarak görev yapıyor.
Kaynak: Popular Mechanics. (2025). Reality is a shared illusion: Neuropsychologist Chris Frith explains why your brain is a simulation. popularmechanics.com







