Bilim
Söz Kesmenin Arkasındaki Gerçek: Her Zaman Kabalık Değil, Beynin Bir Tepkisi Olabilir
Uzmanlara göre söz kesme davranışı, çoğu durumda beynin çalışma biçimiyle ve duygusal durumlarla yakından ilişkili.
Psikolojik çalışmalara göre, özellikle kaygı yaşayan bireylerde zihin yüksek bir “aciliyet” hissi üretir. Bu kişiler için düşünceler hızla akar ve konuşma sırasını beklemek içsel bir gerilim yaratabilir. Söz kesmek, bu baskıyı azaltmanın ve zihindeki düşünceyi kaybetmeden ifade etmenin bir yolu haline gelir. Bazı kişilerde ise yoğun heyecan ya da coşku, karşısındaki kişi konuşmasını tamamlamadan araya girme isteğini tetikleyebilir.
Araştırmalar ayrıca dikkat süreçleri ve dürtü kontrolüyle ilgili bireysel farklılıklara da işaret ediyor. Beyni konuşma temposundan daha hızlı çalışan kişiler, fikirlerini unutmamak için söz kesmeye daha yatkın olabiliyor. Özellikle dikkat dağınıklığı yaşayan bireylerde, “şimdi söylemezsem unuturum” düşüncesi bu davranışı güçlendirebiliyor.
Uzmanlar, bu durumun otomatik ve çoğu zaman farkında olmadan gerçekleştiğini vurguluyor. Yani söz kesen kişi, karşısındaki konuşmacıyı küçümsemek ya da susturmak istemiyor olabilir. Aksine, zihinsel süreçlerin hızlanması ve içsel stres bu davranışın temel tetikleyicisi olabiliyor.
Bu bakış açısı, söz kesmeyi yalnızca bir görgü sorunu olarak görmek yerine, insan beyninin doğal bir bilişsel tepkisi olarak değerlendirmeyi öneriyor. Böylece iletişimde yaşanan bu tür anlar, öfke yerine anlayışla karşılanabilir.
Kaynaklar:
Parade (psikoloji uzmanları), The Modern Field
-
Makale Başlığı: People Who Interrupt You Aren't Always Rude—Here's What It Means, According to Psychologists (Sözünüzü Kesen İnsanlar Her Zaman Kaba Değildir—Psikologlara Göre Bunun Anlamı Şudur)






